Bölüm

İnsanoğlu daima doğal kaynaklardan yararlanmanın yollarını aramış ve bilgi birikimini arttırarak, bulduğu bilimsel ve akılcı yöntemlerle, yer altı ve yerüstü zenginliklerden daha çok ve daha iyi yararlanmanın bilinçli çözüm yollarını bulmuştur. Özellikle doğaya ve çevreye daha az zarar vererek doğal kaynakların insanlığın yararına sunulması yerbilimlerinin gelişmesi ile sağlanmıştır.

Ülkemizde, yerbilimlerinin gelişimi Osmanlı döneminde çok geç başlamış ve yavaş bir ilerleme olmuştur. Bu anlamda İstanbul Üniversitesinde jeoloji eğitiminin başlangıcı 1900’ lü yıllara dayanmaktadır. İstanbul Üniversitesi’nde Jeoloji eğitimi 1900’lü yıllarda “İstanbul Darulfünunu”nda Doğal Bilimler Bölümü bünyesinde, Halil Ethem Bey’in Mineraloji ve Jeoloji derslerini vermesiyle başlamıştır. Jeoloji Ensititüsü’nün 1915’de Dr. Walter Penck ve Hamit. N. Pamir‘in öncülüğünde kurulmasından sonra, jeoloji eğitimine 1918 yılında çıkan yangına kadar Vefa’daki Abdulkerim Konağında, 1923 yılından itibaren ise Zeynep Hanım Konağı’nda devam edilmiştir. Ana hedeflerinden biri doğal kaynaklara ve ülkenin öz varlığına sahip çıkmak olan büyük önder Atatürk; bu amaçla hazırladığı üniversite reformuyla İstanbul Darülfünun’u kaldırarak, 1933 yılında kurdurduğu İstanbul Üniversitesinde, jeoloji eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri burada yapılmaya başlamıştır. 1942 yılında çıkan yangında bu kez de Zeynep Hanım Konağı büyük zarar görmüş ve jeoloji eğitimine bir süre ara verildikten sonra Veznecilerdeki Fen Fakültesi bünyesinde tekrar eğitime devam edilmiştir. İstanbul Üniversitesi bünyesinde; 1946’da Jeoloji lisans, 1963’de Yüksek Jeoloji, 1971’de Jeoloji Yüksek Mühendisliği, 1977’de ise Jeoloji Mühendisliği öğretimine başlanmıştır. Eğitim ve Öğretim faaaliyetlerine 1990 yılına kadar Fen Fakültesi binasında devam edilmiş, bu tarihten sonra ise Avcılar Yerleşkesinde Mühendislik Fakültesi içersinde devam edilmektedir.Ülkemizde ilk jeoloji eğitimini başlatan bölümümüz geçmişinde, artık aramızda olmayan A. Malik Sayar, Ernest Chaput, Hamit N. Pamir, İ. H. Akyol, M.A. Binal, E. Parejas, İ.A. Can Okay, Samime Artüz, Fuat Baykal, İ. Enver Altınlı, Suat Erk, İhsan Ketin, Atife Dizer gibi değerli bilim adamlarına ilaveten, Mehmet Akartuna yurdumuzun her yanında zor arazi koşullarında yaptıkları bilimsel çalışmalarla ülkemizde jeolojinin temelini atmışlar, aynı zamanda yetiştirdikleri öğrencilerle de, sonradan açılan diğer üniversitelerdeki Jeoloji Mühendisliği Bölümlerine ve TPAO, MTA, DSI, Etibank, gibi kamu kuruluşlarına değerli meslektaşlarımızı kazandırmışlardır.

İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünde, kuruluşundan günümüze binlerce lisans, yüzlerce yüksek lisans ve onlarca doktora düzeyinde öğrenci mezun olmuş olup, 700 civarında yurt içi ve yurt dışı yayın ve 45 civarında basılmış kitabıyla Mühendislik Fakültesi içerisinde her yıl en çok yayın üreten bölümler arasında yerini almıştır.

Halen Jeoloji Mühendisliği Bölümünde, Genel Jeoloji, Maden Yatakları ve Jeokimya, Mineroloji-Petrografi ve Uygulamalı Jeoloji olmak üzere 4 Anabilim Dalında 14 Profesör, 3 Doçent, 13 Yardımcı Doçent ve 11 Araştırma Görevlisi olmak üzere toplam 41 öğretim elemanı mevcuttur.

VİZYONUMUZ:
Eğitim kalitesi ve evrensel bilime katkısıyla, toplumun ve bilimsel çevrelerin saygı ve güvenini kazanmış, çalışanları ve öğrencilerinin mensubu olmaktan gurur duydukları bir kurum olmak.
MİSYONUMUZ:
Yer kürenin yapısı ve evrimini anlamaktan yola çıkarak: Doğal kaynakların ortaya konması, Doğal afet zararlarının en aza indirilmesi, Doğal çevrenin korunması, Mühendislik uygulamalarına temel oluşturan jeolojik ortamların incelenmesi, konularında çalışmalar yapan, evrensel ve güncel bilgi ile donatılmış, disiplinler arası çalışma becerisine sahip, yaratıcı jeoloji mühendislerini ve araştırıcıları yetiştirmek, Konusunda uzman akademisyen kadrosuyla özgür araştırmalar yapmak ve sonuçlarını yayarak paylaşmak; Uygulayıcı kuruluşlar ile işbirliği yaparak, kamu ve endüstriye bilimsel destek sağlamak.

Yerbilimlerinin gelişimi Osmanlı döneminde çok geç başlamış ve yavaş bir ilerleme göstermiştir. Bu bağlamda Ülkemizde Jeoloji eğitiminin başlaması 1900'lü yılların başlarına kadar dayanmaktadır. O yıllarda Darülfünun adı altında faaliyet gösteren İstanbul Üniversitesinde; Dar ül Fünun u Sultan; Dar ül Fünun u Şahane'de 1909 yılına kadar Sadrazam İbrahim Ethem Paşa'nın oğullarından biri olan Halil Ethem Bey Ilm-i Meadin ye'l Tabakat'ül Arz derslerini vermiş, ayrıca Arkeoloji ve müzecilik konularında da önemli çalışmalarda bulunmuştur. İstanbul Darülfünun Osmanlı Ulüm-u Riyaziye ve Tabiye şubesinde Dr. Mutsak Bey (1913-1933) ve eczacı Mashar Hüsnü Bey (1909-1915) tarafından da îlm-i Arz dersleri adı altında ilk jeoloji dersleri verilmeye başlanmıştır.1915 yılında Hamit Nafiz PAMİR ve Privat Doçent Walter PENCK'in öncülüğü ile Vefa'daki Abdülkerim Paşa konağı satın alınmış, burada dershaneleri, laboratuarları, müzesi ve geniş bir kitaplığı olan İstanbul Darülfünun'unda ilk Jeoloji Enstitüsü kurulmuştur. Avrupa'dan kitaplar getirilmiş ve bölümdeki jeoloji müzesine temel oluşturacak zengin koleksiyonların satın alınmasına ve toplanmasına başlanmıştır.1918 yılındaki Vefa yangını ile tüm kitaplar, koleksiyon ve laboratuar malzemeleri yok olmuşlardır. Ara verilen jeoloji eğitimine 1923 yılından itibaren Zeynep Hanım konağında tekrar devam edilmiştir. 1923-1933 yılları dönemînde konaktaki öğretîm üyesi kadrosunda; H.Nafiz PAMİR; A.Malik SAYAR ve Prof.Dr. Ernest CHAPUT (Strasburg Univ.) görevli olarak bulunmuşlardır. Öğretim ise Tabiye , Coğrafya ve Jeoloji olarak ortak sürdürülmüştür.Ulu Önderimiz Atatürk''un hazırlattığı 1933 Üniversite Reform Yasası ile İstanbul Darülfünun kaldırılmış, yerine İstanbul Üniversitesi kurularak bu çatı altında Jeoloji eğitim ve öğretimi sürdürülmüştür.1942'de çıkan yangın, bu kez Zeynep Hanım konağında yapılan Jeoloji eğitimine çok zarar vererek, öğrenimin bir süre aksamasına neden olmuştur. Yangın sonrası Jeoloji Enstitüsü ve öğretim üyeleri, kısıtlı olanaklarla Süleymaniye'deki Biyoloji binasına taşınarak, çalışmalarını sürdürmeye çabalamışlardır.İkinci Dünya savaşı sırası ve sonrasında İstanbul Üniversitesi pek çok yabancı öğretim Üyesine kucak açarak, bünyesinde barındırmıştır. Jeoloji Bölümünde de 1936-1942 yıllarında Prof.Dr. E. PAREJAS görev yapmıştır. Savaş sonrası jeolojide görev yapan öğretim üye ve yardımcıları kendilerini geliştirmek ve modern bilimin yöntemlerini öğrenmek üzere yurtdışına gönderilmişlerdir.1946 yılında çıkarılan 4936 sayılı yasa ile İstanbul Üniversitesi kısmi özerklik ve tüzel kişilik kazanmıştır. Aynı yıl Üniversitede Jeoloji Lisans öğretimine de ilk defa başlanmıştır.1950 yılında Jeoloji Enstitüsünde Prof.Dr. İ.A.Can OKAY direktör olarak görev yapmıştır. 1952'de ise Jeoloji Enstitüsü Fen Fakültesindeki binasına taşınmıştır. 1956 yılında Tatbiki Jeoloji Enstitüsünün kurulması île birlikte bu enstitü direktörlüğüne Prof. Dr. Î.E. ALTINLI atanmıştır. 1961 yılında Enstitülerin kürsülere dönüştürülmesi ile Jeoloji Bölümünde Mineraloji Petrografi Kürsüsü, Genel Jeoloji kürsüsü ve Tatbiki Jeoloji Kürsüsü şeklinde üç yeni kürsü kurulmuştur. Bu kürsülerde verilen dersler ile Jeoloji öğretimi dört yıl süreli olarak uzun süre devam etmiştir. Beş yıllık Yüksek Jeoloji eğitimine 1964'de, Jeoloji Yüksek Mühendisliğine 1971'de ve Jeoloji Mühendisliği eğitimine ise 1977 yıllarında başlanmıştır.Jeoloji Mühendisliği Bölümü 1978 yılında Fen Fakültesinden ayrılarak Jeofizik Mühendisliği Bölümü ile birlikte Yerbilimleri Fakültesi adı altında faaliyete başlamıştır. 28.03.1982'de 2809 sayılı kanunun 11. maddesi uyarınca İstanbul Üniversitesi'nin Yerbilimleri ve Kimya Fakülteleri birleştirilerek Mühendislik Fakültesi kurulmuş ve böylece Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Mühendislik Fakültesinde eğitimin-öğretimine devam etmiştir. Jeoloji Mühendisliği Bölümü 1991 yılı Şubatında Beyazıt Kampüsü'nden Avcılar yerleşkesindeki Mühendislik Fakültesi binasına taşınmıştır.Jeoloji Bölümünün gelişmesinde Hamit N. PAMÎR , A. Malik SAYAR, Ernest CHAPUT, İ.H.AKYOL, M.A. BÎNAL , E. PAREJAS , İ.A.Can OKAY, Fuat BAYKAL, Î.Enver ALTINLI, Suat ERK, İhsan KETİN, N. PINAR ERDEM , Atife DİZER ve Mehmet AKARTUNA gibi değerli bilim adamları hizmet etmişlerdir.

Ülkemizin ilk jeoloji eğitimini başlatan bölümümüz, bilimsel çalışmalarla jeolojinin temelini atmış, yetiştirdiği öğrenci ve akademisyenlerle diğer üniversitelere ve kuruluşlara değerli meslektaşlar kazandırmıştır. İlk Jeoloji Müzesi öncülüğünü de yapan bölümümüz 2005 yılında İ.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri desteği ile dördüncü kez yeniden yapılandırılan müzesi, Lisans ve Lisansüstu eğitim-öğretimi, ulusal ve uluslar arası araştırmaları ile toplum için hizmetine devam etmektedir.